Çeviri Gizlilik İletişim Teknolojileri

COVID-19 Takip Teknolojisi Bizi Kurtarmayacak

Teknoloji COVID-19’un durdurulmasında çözümün bir parçası olabilir ama yazılımlar kendi başına bizi kurtaramaz. Her yeni COVİD takip yazılımı devletler tarafından geliştirilmeye sunuldukça, bu yazılımların hizmet etmesi gereken insanlar ve kurumların konuya ilişkin şüphelerini korumaları ve büyük resmi unutmamaları gerekir. Bu yazılımlar, nasıl çalıştıkları ve insanlar ile etkileşimi yönünden hala deneysel ve kanıtlanmamış teknolojilerdir. En iyi tasarlanmış yazılım yine de yaygın test ve beyana dayalı takip düzenleri gibi kamu sağlığı tedbirlerinin yerini alamaz.

Bütün bunların yanı sıra bu yazılımların olası faydaları insanlara eşit olarak yansımayacak. Herhangi bir yazılım veya akıllı telefon tabanlı çözüm düzenli şekilde cep telefonu sahibi ol(a)mayanlar gibi muhtemelen kendilerini COVID-19’dan korumak için kaynağa ihtiyacı olanları kapsamayacaktır. Buna yaşlılar, evi olmayanlar ve kırsal alanlarda yaşayan topluluklar dahildir.

Nihayetinde temas bildirimi teknolojisi planlama eksikliğini kapatmayacak veya yetersiz kamu sağlık altyapısının yerini almayacak fakat kaynakların yanlış yönlendirilmesine ve sahte bir güvenlik hissine yol açabilecektir.

Kanıtlanmamış Teknoloji

Özellikle Apple ve Google’ın geliştirdiği temas bildirim API’si olmak üzere Temas bildirimi yazılımları kullanıcılarına pozitif çıkmış bir kişi ile 15 dakikadan fazla veya 2 metreden yakın birarada durduklarında bildirim göndermeyi vadetmektedir. Yazılım telefonların Bluetooth işlevini (konum bilgisi değil) kullanarak diğer telefonlara olan uzaklıklarını ölçüp bunu rastgele bir kimlik bilgisi ile kullanıcının telefonunda saklamaktadır.

Fakat Bluetoth temas takibi için tasarlanmış değildir ve diğer kamu sağlığı tedbirleri ile donanımsal farklılıklar mesafenin tutarlı şekilde ölçülmesini zorlaştırmaktadır.

Teknik sorunların yanısıra insanların söz konusu teknoloji ile nasıl etkileşecekleri de belirli değildir. Kendilerini COVID pozitif biri ile temas kurduklarına ilişkin bilgilendiren bir bildirime insanlar nasıl tepki verecektir? Gözardı edecekler midir? Kendilerini karantinaya alacaklar mıdır? Eğer test olmaya çabalarlarsa bu imkana erişebilecekler midir? Kamu güveni kırılgandır. Yüksek oranda hatalı negatif (veya bu yöndeki algı) insanların sosyal mesafe ve maske gibi tedbirleri gevşetmesine veya yüksek hatalı pozitif ise bildirimlerin tümden gözardı edilmesine neden olabilir.

Eşitsiz Dağılmış Faydalar

COVID vakalarını takip etmeyi, izlemeyi veya haber vermeyi vadeden her yazılım orantısız şekilde toplumun büyük kısımlarını ıskalayacaktır. Herkesin bir telefonu yok. Bu kişilerden daha azı akıllı telefona ve daha da azı güncel bir Iphone veya Android cihaza sahip. Kimileri birden fazla cihazı farklı amaçlarla kullanmakta, kimileri ise aileleri veya ev arkadaşları ile bir telefonu paylaşmakta. Her akıllı telefon bir kişi demek değildir ve kamu sağlığı yetkilileri kritik kararları – örneğin; kaynakları nereye yönlendirecekleri, kimin test veya aşı olacağı gibi- akıllı telefon verisine dayanarak veremezler.

İlginizi çekebilir:  İNFOGRAFİK - STK’lar için WordPress Sitenizi Daha İyi Korumanın 5 Yolu

Başlangıç olarak ABD’de akıllı telefon sahipliği %80 oranında ve bir akıllı telefona sahip olma olasılığı en düşük olanlar, yaşlılar veya evsizler gibi COVID-19 riskini en yüksek taşıyan kişiler. 65 Yaş ve üzeri örneğin, akıllı telefon sahipliği oranı %50’ye düşmekte. Güncel olmaya akıllı telefon yazılımları, COVID takip yazılımlarının kurulumunu ve kullanımını da zorlaştırmakta. Özellikle Android kullanıcıları bir süre sonra güncelleme alamamakta ve kimi cihazlar Android’in güncellenmeyen versiyonlarında çalışmakta.

Akıllı telefona ilişkin ne ABD ne de dünyadaki veriler ve değerlendirmeler de tüm hikayeyi anlatabilmekte. Ucukaçmış gözetim, COVID-19 gibi uçlarda yaşayan insanları en çok etkilemekte. Kamu sağlığı kaynaklarını en çok ihtiyacı duyanlardan uzaklaştırma ihtimali bir yana yeni veri toplama sistemleri uçlarda bulunan toplulukların hali hazırda maruz kaldıkları gözetim ve hedef olma durumunu körükleyebilir.

Teknoloji Sihirli Değnek Olmayacak

Tüm bu sorunlara rağmen kimileri hala soracaktır: “Mükemmel değilse ne olmuş? COVID-19 ile mücadeleye yarayacak her şey iyidir. Yararı az olsa bile neye zarar verecek ki?” Temas bildirimi yazılımları ve diğer COVID ile ilişkili takip teknolojilerine sihirli değnek muamelesi yapmak; yaygın test, temas takibi ve izolasyon desteği gibi önemli kaynaklara olan dikkati dağıtacaktır. Bir ihtimal yararlı bir teknolojinin varlığı bu temel araçların gerekliliğine ortadan kaldırmamaktadır.

Kanıtlanmamış, deneysel teknolojilere olan güven aynı zamanda üniversiteler gibi temas takibi benzeri kaynaklara sahip olmasalar dahi tekrar açılmaya hevesli olan kurumlarda ahlaki bir tehlikeye yol açacak şekilde sahte bir güvenlik hissi yaratabilir. Tekrar açılmaya her halde karar verip yazılımın durumu toparlayacağını umabilirler.

Olur da kamu sağlığı yetkilileri COVID-19’un yayılımının normal etkinlikleri yapmaya yetecek kadar düştüğüne karar verirseler; beyan temelli temas takibi ve testlerin varlığında belki temas bildirim yazılımları bir rol oynayabilir. O zamana kadar denenmemiş bu teknolojiye kamu sağlığı için temel bir koruma aracı olarak yaklaşmak bir hata olacaktır.

Kaynak: EFF


Bu yazı Friedrich-Ebert-Stiftung (FES) Derneği Türkiye Temsilciliği’nin katkıları ile hazırlanmıştır. Bu yazıda yer alan görüşler FES Derneği Türkiye Temsilciliği’nin görüşlerini temsil etmez.